“Eli, Eli, lama sabachthani?” veya “My God, my God, why hast thou forsaken me?” ya da Türkçe çevirisiyle “Tanrım, tanrım, beni niye terk ettin?” çığlığı, Hristiyanlık hakkında az biraz bilgisi olan her dünya vatandaşının kulağına çalınmış meşhur bir incil ayetidir. Dünyanın en meşhur hayat hikayelerindendir; “gerçek Yahudilik bu değil” diyerek büyük bir mesihlik ve reformasyon mücadelesine giren İsa (evet, İsa Yahudidir, hayatının hiçbir döneminde Hristiyan olmamıştır, ama sakın bunu Hristiyanlara söylemeyin), büyük Yahudi tapınağına ayakkabılarıyla girmiş, ortalığı bir birine katmış, diğer Yahudi din adamlarının şikayeti üzerine tutuklanmış, Roma valisi tarafından bölücülük ve dini değerleri tahkir vesaire suçlarından idama mahkum edilerek çarmıha gerilmiştir. (İsa’nın son günlerini en iyi anlatan sanat eseri, Tim Rice ve Andrew Lloyd Weber’in Jesus Christ Superstar rock operasıdır, çok ciddiyim) İsa'nın son günlerini Jesus Christ Superstar Rock Operası'ndan dinleyin, Life of ...
80’li yıllarda TRT’de oynayan, Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinden uyarlanmış bir yerli dizi vardı; ismini hatırlayamadım, ama Parmak Damgası olabilir. Küçük bir balıkçı kasabasında hayatın zorluklarını ve bir aşk hikayesini anlatan dizide siyahlara bürünmüş, kayışı koparmış bir kadıncağız vardı. Aliye Rona’nın canlandırdığı bu karakterin oğlu ya da kocası denize açılmış ve geri dönmemişti sanırım… Kadın da her daim sarp kayalıklara tırmanır, denize açılan her teknenin arkasından “DENİZCİLEEEER, KARA BAHTLI DENİZCİLEEEER” diye çemkirirdi. Yahu, zaten küçücük çocuğum, kadının bu bağırışı bende öyle bir travma yaratırdı ki gece kabuslardan kabus beğenirdim. Dizinin üzerinden 40 yıl geçti, hala kulağımda çınlıyor Allah inandırsın. İlahi TRT, dönemin kült korku filmlerinden Exorcist veya Poltergeist yayınlasan çocuklarda böyle tahribat yaratmazdı. Aliye Rona’nın etkileyici oyunculuğuna da şapka çıkaralım tabii… Dizideki karakterin esinlenildiği kahraman, Halikarnas Balıkçısı’nın “A...
Yorumlar